ONUN ADI SAADET'Tİ…
Kendi hayatını seçen bir kadın
Kırım Tatarı köklerinden gelen bir ailenin kızıydı. Ailesinin bir zamanlar sahip olduğu imkânların kayboluşunu gördü ve genç yaşta hayatın ağır tarafıyla tanıştı.
Ankara'ya gittiğinde hayatının yönünü değiştirecek bir adamla tanıştı: İbrahim. Fakat aile baskısı, dönemin toplumsal kuralları ve maddi güçlükler genç çiftin karşısındaydı.
Saadet'in ailesi onu daha varlıklı başka bir adamla evlendirmek isteyince önünde iki yol kaldı: ailesinin kararını kabul etmek ya da sevdiği adamla kendi hayatını kurmak.
HAYAT ONU DEFALARCA SINADIBir annenin mücadelesi
Saadet'in yaşamı boyunca karşısına yalnızca aşk çıkmadı. Göçlerin ve geçmişin ailede bıraktığı izlerle yaşadı; yoksullukla mücadele etti, anne oldu, çocukları için savaştı ve haksızlık karşısında susmadı.
Küçük kızı Sevim ağır bir hastalığa yakalandığında çalmadık kapı bırakmadı. Bürokratik engeller önüne çıktığında kızını yanına alıp Sağlık Bakanlığı'na kadar gitti. Fakat hayat Saadet'ten çok ağır bir bedel istedi: Sevim'i kaybetti.
Saadet bu acıyı ömrünün sonuna kadar içinde taşıdı. Ama yaşamaya devam etti.
HAPSE BİLE DÜŞTÜ…Lüks Leman ile kesişen yol
Saadet'in sıra dışı yaşamı bununla da bitmedi. Hayatının bir döneminde kendisini hapishanede buldu ve orada yolu, Lüks Leman adıyla tanınan sıra dışı bir kadınla kesişti.
Bu hikâyede bazen bir aile dramı, bazen bir aşk hikâyesi, bazen de eski bir Türk filmini hatırlatan şaşırtıcı olaylarla karşılaşacaksınız.
Çünkü bunlar bir senaristin hayalinden çıkmadı; bir ailenin hafızasında yıllarca yaşayan hatıralardan doğdu.